Hattuşa’yı Bir Günde Gezmek: Sıralama, Zaman ve Yanınıza Almanız Gerekenler

Hattuşa, 1986 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne “Hattusha: the Hittite Capital” adıyla giren dev bir açık hava müzesidir ve burayı bir günde hakkıyla gezmek istiyorsanız, planınızı güneşin tepede olduğu saatlere göre kurmak zorundasınız. Çünkü ziyaret sadece şehir kalıntılarından ibaret değil; Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı ve Boğazköy Müzesi’ni de işin içine katmadığınız takdirde gün eksik kalır.
Çorum’un Bozkırında Bir Başkent: Neden Sadece Surlar Yetmez
Hititlerin başkenti Hattuşa, Çorum İli’nin Boğazkale İlçesi sınırları içinde yer alıyor. UNESCO kaydına göre miras alanı yalnızca aşağı ve yukarı şehir kalıntılarından oluşmuyor; kuzeyde Yazılıkaya kaya kutsal alanını, doğuda Kayalı Boğaz kalıntılarını ve güneyde İbikçam Ormanı’nı da kapsıyor. Yani buraya sadece “surlara bakıp dönerim” diye gelen biri, koruma altındaki alanın epeyce bir kısmını kaçırmış olur. Başkentin yaklaşık 2 km kuzeydoğusunda bulunan Yazılıkaya ise, doğal kayaya oyulmuş iki odası ve tanrı kabartmalarıyla buranın dini merkeziydi. Bu yüzden Hattuşa günübirlik bir ziyarette iki ana durak olarak düşünülmeli: surların çevrelediği ana kent ve onun hemen dışındaki Yazılıkaya.
Ziyaretin Omurgası: Kent Artı Yazılıkaya
Hattuşa’nın sur hattı yaklaşık 8 kilometreden uzun. Rehberlerdeki saha açıklamaları, burayı gezen birinin sadece Büyük Tapınak, Aslanlı Kapı veya Yer Kapı’yı değil, geniş bir alana yayılmış yürüyüş ve kısa sürüş parkurlarını tamamladığını gösteriyor. Yazılıkaya ise ana şehirden yaklaşık2 km uzakta ve buraya araçsız gitmek isteyenler için yol yayan da alınabilir, ancak zamanı daralanlar genellikle özel araç veya taksi kullanıyor. Seyahat rehberleri, Hattuşa’yı gezenlerin neredeyse tamamının Yazılıkaya ile Boğazkale’deki müzeyi aynı güne sığdırdığını söylüyor. Aksi halde bölgeye kadar gelip Hitit yazılı kaynaklarının büyük kısmının çıkarıldığı kaya tapınağını görmemek, anlatıyı yarıda kesmekle eşdeğer.
Zaman Bütçesi ve Sıralama
Sabah erken saatler ya da öğleden sonra 15.00’ten sonrası, öğle sıcağından kaçınmak için en uygun dilimler. Tur rehberleri, özellikle temmuz-ağustos aylarında 11.30-14.30 arasını site içinde geçirmenin yorucu olabileceği konusunda uyarıyor. Pratik bir sıralama şöyle işliyor: Sabah 08.00-08.30 gibi Boğazköy Müzesi’nden başlayın. Müze, Kaynaklara göre 08.00-18.30 saatleri arasında açık. Küçük ama etkileyici buluntu koleksiyonu, günün geri kalanında göreceğiniz kalıntıları anlamlandırmanıza yardım eder. Müzeden sonra Hattuşa ana alanına geçin; burada iki-üç saat ayırmanız gerekir. Öğle sıcağı bastırmadan Yazılıkaya’yı görmek için tapınağı saat11.00’den önce bitirmiş olmak en iyisi. Eğer zamanınız kısıtlıysa, ana kenti sadece araçla belirli duraklarda inerek gezmek de mümkün – sitenin resmi bir yürüyüş rotası ilan edilmemiş olsa da tur şirketleri ve bireysel ziyaretçiler Büyük Tapınak, Aslanlı Kapı ve Yer Kapı’yı sırayla dolaşan bir güzeergah izliyor.
Sahada Ne Beklemeli: Yürüyüş, Sürüş, Ekipman
Hattuşa’da gölge yok denecek kadar az. Rehber kaynakların neredeyse tamamı su, şapka ve sağlam bir yürüyüş ayakabısını şart koşuyor. Arazi düzensiz, taşlı ve yer yer eğimli; çocuklarla ziyaret mümkün ama Tur rehberleri küçük çocukların koşmasına veya izinsiz tırmanmasına izin verilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Sitenin büyüklüğü yüzünden araçla dolaşmak cazip gelse de, asıl tatmin yürüyerek gelen. Yine de Yazılıkaya’ya geçiş ve kent içi bağlantılar için bir aracınız olması günü kurtarır. Yanınıza en az1,5 litre su, yazın hafif ama kol ve bacakları örten giysiler, ayrıca fotoğraf makineniz için toz koruması alın – bozkır rüzgarı ince tozu her yere taşır.
Müze Durağı: Küçük Ama Vazgeçilmez
Boğazköy Müzesi, Çitliköy / Boğazkale’de, Hitit kazılarından çıkan tabletler, mühürler ve günlük eşyalarla dolu. Tek başına bir İstanbul Arkeoloji Müzesi değil, ama Hattuşa’yı kavramanın ön koşulu. Burada göreceğiniz çivi yazılı belgeler, az sonra sur diplerinde bakacağınız taş blokların bir zamanlar nasıl bir bürokrasiye ev sahipliği yaptığını anlatır. Müzeyi günün ilk saati yapmak, hem serin saatte kapalı alanda vakit geçirmenizi sağlar hem de sitenin büyük resmini erkenden kurar. Çıkışta aldığınız broşür ve kitapçıklar da alanda işinize yarar.
Kaçınılacak Hatalar
İlk hata, Yazılıkaya’yı “zaten aynı yerde” diye düşünüp sona bırakmak. Öğleden sonra sıcakta2 km yürümek zorunda kalabilir, üstelik tapınağın dar odaları fotoğraf için en iyi ışığı sabah alır. İkinci hata, müzeyi atlamak: anlatıyı baştan kurmak isteyen için burası sadece bir tamamlayıcı değil, başlangıç noktası. Üçüncü hata, giriş ücreti veya resmi açılış saatleri hakkında ikincil kaynaklara güvenip yola çıkmak; bu bilgiler mevsimden mevsime değişebiliyor, en güncelini Boğazkale’deki yerel kaynaklardan veya konaklama yaptığiniz yerden teyit edin. Dördüncü hata, sadece araçla gezip “gördüm” demek. Aslanlı Kapı’nın önünde inip iki fotoğraf çekmek Hattuşa’yı gezmek sayılmaz; sur boyu yürüyüşü yapmadan kentin ölçeğini ve Hitit mühendisliğini anlamak güç. Beşinci ve en pratik hata: şapkasız ve susuz yola çıkmak. Alanda gölgelik nokta neredeyse hiç yok; özellikle Yer Kapı ve sur güzeergahında güneş doğrudan tepeden vurur.
Yazılıkaya’nın soğuk taş odalarında günü bitirmek, Hattuşa’nın en iyi böyle tamamlandığını gösterir. Sabaah müze, ardından ana kent, öğleden sonra erken saatte Yazılıkaya – hepsi suyunuzu içip ayakabınızı sıktıysanız, bir gün yeter.



